Güvende hissetmek için bedensel regülasyon pratikleri yapılmalıdır. Kendini sürekli öfkeli, bunalmış hissedenler bir süre sonra ortamda gerçek bir tehdit olmasa da güven sorunu yaşarlar. 
Sinir sistemimizin detaylarını öğrendikçe hem kendimizi hem başkalarını daha iyi anlarız. anlayış, tavır değişikliğini; bu da davranış yönetimini beraberinde getirir. Bu sayede çevreye duyulan şefkat arttığı gibi öz şefkat de artar.
Kendimi sürekli güvensiz hissediyorum, neden?
Güvensizlik hissi sadece bireyin kendisinden kaynaklanmaz. Güvensizlik hissinin bir kısmı geçmiş deneyimler ve travmalardan kaynaklanabilir. Ancak bunun dışında da güvensizliğe neden olan pek çok durum vardır. Bunlar kısaca şu şekilde sıralanabilir:
- Yaşanılan ortam,
- Kendi iradesi dışında gerçekleşen ülke ve dünya olayları,
- Modern yaşamın dayattığı hızlı yaşam temposu,
- Bitmeyen iş yükü.
Bunlar stres kaynaklı hastalıklara neden olabilir.
Kendini kimsenin yanında güvende hissetmeme
Birey çevresel etkenlerle ya da yaşam deneyimlerinin etkisi ile kendini hiçbir yerde hiç kimsenin yanında güvende hissetmeyebilir. Bu durum, sinir sistemini regüle etmeye yönelik egzersizlerle azaltılabilir.
Her iyiliğin içinde bir kötülük var mıdır?
Her iyilik bir kötülük ya da çıkar ilişkisi barındırmaz. Bireyi bu düşünceye iten bazı deneyimler olabilir. İnsanlar bana iyi bir şey söylese de altında bir kötülük arıyorum, diyen kişiler için sinir sistemi regülasyonu ve sinir sisteminin güvende hissetmesini sağlamak gerekir.
Bana iyi niyetle bir şey söylense de ben kötülük çıkacağını düşünüyorum. Neden?
Sinir sistemi kendini güvende hissetmediği zaman bu tür tepkiler oluşabilir. Daha önce böyle bir söylemin ardından kötü şeyler yaşandıysa ya da karşıdaki kişinin bize güven vermemesi nedeniyle de sinir sistemi kendini güvende hissetmeyebilir. Böyle durumlar yaşanabilir.
Güvensizlik hissi, yalnızca kendini telkin etmekle değil, bedensel güvenlik hissinin yeniden kurulmasıyla azalır. Asıl yapılması gereken varoluşsal olarak güvende olduğunu, bedene hissettirmektir.
Bedenin güvende olduğuna inanması iyileşmesinin kapısını aralayabilir. Bunu sağlayabilmek için Şefkat Elçisi Didem Ergin ile çalışmaya ne dersiniz?
Stres kaynaklı hastalıklarda ne yapılmalı?
Sinir sistemini düzenleyemeyen bireylerde, yoğun stres çeşitli hastalıklara yol açabilir. Birçok stres kaynaklı hastalıkta sinir sistemi önemli rol oynar.
Sinir sistemini düzenleyebilmek için bu alanda yazılmış kaynakları okumak, bu alandaki kurslara katılmak faydalıdır.
Polivagal teori ile sinir sistemi düzenlenebilir. Sinir sistemi bireyin kalp atışının ayarlanması, nefes ritminin sağlanması, bedenin tehlikede olup olmaması ile ilgili tüm düzenlemeyi yapar. Regülasyon ile sinir sisteminin stres tepkileri düzenlenebilir.
Polivagal teori nedir?
Otonom sinir sisteminin çevresel tehdit veya güvenlik algısına göre sosyal bağlantı ve savaş-kaç, donma tepkilerini nasıl verdiğini açıklayan evrimsel bir nörobiyolojik teoridir. Polivagal teori davranışlarımızın nasıl düzenlendiğiyle ilgilenir. Bu teori, vagus sinirinin iki farklı dalının hiyerarşik çalıştığını belirtir. Güvenlik, savunma veya kapanma modlarını yönetir.
Vagus siniri nedir?
Vagus siniri polivagal teorinin temel taşlarındandır. Vagus siniri organlardan beyne sinyaller iletir ve otonom düzenlemede rol oynar. Bu bilgiler beyinde işlenir ve vücuda tekrar aktarılır. Vagus siniri tehlike ve sorun anında insanın harekete geçebilmesi için tüm sistemleri yönetir. Vücut, stres anında enerji kullanımını hayati sistemlere yönlendirir. Bağışıklığı, sindirimi vb. baskılar. Sinir sisteminin en önemli işi bireyin güvenliğini sağlamaktır. Amaç bireyi hayatta tutmaktır.
Aslandan kaçarken de bu sistem devreye girer, trafikte stres yaşarken de. Sinir sisteminde çok uzun süre tehlike düzeyinde kalmak kronik hastalıklara yol açar çünkü dalgalanmanın olmaması:
Kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, Tip 2 diyabet, obezite, depresyon, anksiyete, huzursuz bağırsak sendromu (IBS), egzama/sedef gibi cilt hastalıkları, fibromiyalji ve migren... gibi kronik rahatsızlıklara yol açar.

Güvende hissetmek için
- İyi hissettiren sesler dinlenebilir.
- Güvende hissettiren insanlar ile görüşülebilir.
- Dokunduğumuzda rahatlatan nesneler kullanılabilir.
- Doğada yürüyüş yapılabilir.
- Nefes fark edilebilir.
- Zemin hissedilebilir.
Kendimi nasıl güvende hissedebilirim?
Sinir sisteminizde değişik koruma mekanizmaları çalışır. Ortada gerçek bir tehdit yokken dahi birey kendini güvende hissedemeyebilir. Sinir sisteminin kendini güvende hissedebilmesi için bedensel duyumlar güven anındaki gibi olmalıdır. Bedenden alınan duyumlar beyne gider. Beyinde işlenir ve yeniden bedene döner. Bu süreç esnasında birey kaç-savaş modlarından birine geçer. Kendinizi güvende hissedebilmek için bedensel tepkiler güvende olunan zamanlardaki gibi olmalıdır.
Güvende hissetme davranışı çoğunlukla bireyin kendi kendine yetmesi, bu hali öğrenmesiyle mümkündür. Güvende hissetme sanatı eğitimlerinde sinir sistemi diline uygun davranışlar bireye öğretilir.
Disregülasyon (regülasyon bozukluğu) nedeniyle kişi kendini eksik yetersiz ya da hatalı hissetmemelidir. Regülasyonu öğrenmenin yollarını aramalıdır. Bu çeşitli kaynak kitaplardan öğrenilebileceği gibi yüz yüze ya da online eğitimlerle de öğrenilebilir.
Disregülasyon neye benzer? Nelere neden olabilir?
- Anksiyete, panik, öfke patlamaları
- Huzursuzluk, tedirginlik
- Depresyon, umutsuzluk, çökkünlük
- Uyuşma, dissosiyasyon (kopukluk)
- Kronik yorgunluk, beyin sisi
- Aşırı uyarılma veya donukluk
- Uyku problemleri
- Yeme düzeninde bozulmalar
Uzun süreli disregülasyon (düzensizlik) durumlarında bağışıklık sistemi zayıflayabilir, otoimmün hastalıklara zemin oluşabilir.
Disregülasyonun bedensel farkındalığı (vücudunun hangi kısmı en ağır, en donuk hissediyor ya da şu an vücudunda en çok nerede enerji, ısı veya hareket hissediyorsun sorularının cevaplanıp) beş duyuya dönülmesi önemlidir.
Sinir sistemi sorunları yaşandığında ne yapılmalı?
Sinir sistemi ile ilgili bir sorun yaşandığında bütün basamaklar sırayla geçilmelidir. Sistemin merdivenleri arasında bir hiyerarşinin varlığı unutulmamalıdır. Birey kendisinin doğrusalda mı hibrit de mi sempatik de mi kaldığını fark edip bir üst basamağı çıkmaya çalışmalıdır. Ventral vagal seviyesine çıkılmalıdır.
Amaç her zaman kendini iyi hissetmek, sürekli regülasyon değildir; amaç doğru yerde doğru tepkiyi verebilmeyi sağlamaktır. Sistemimiz regülasyonla tanıştırılabilir. Hibrit modellere, bilhassa sahte uyuma, dikkat edilmelidir.
Sempatik sistem: Tehlike anında aktive olur. Savaş ya da kaç mekanizmasını yönetir. Enerji üretir, kalp hızını artırır.
Parasempatik sistem:
-
Ventral vagal: Rahatlama, sindirim, bağ kurma gibi süreçlerde etkindir. Ventral vagal aynı zamanda sosyal sinir sistemi olarak bilinir.
-
Dorsal vagal: Tehlike karşısında ya da aşırı yükte kapanma, kopma, donma hissi yaratabilir.